Haydi kızlar işe!

Geçenlerde Alphonse Daudet’in Sapho adlı kitabını okuyordum. Ailesinden uzakta, üniversite okuyan kahramınımız Jean, kendisinden daha yaşlı bir kadına, Fanny’e aşık oluyor ve çok istemesine rağmen ondan vazgeçemiyordu. Jean nihayet bir gün çekip gidiyor, parasız kalan sevgilisi ise ona durmadan mektuplar yazıyordu. İşte o mektuplardan birinde Fanny, sevgilisi Jean’a, hiç istememesine rağmen, bir otel resepsiyonunda çalışmaya başladığını yazıyor ve “Senin için her şeyi yaparım.” diyordu. Bu satırları okurken şaşırdım doğrusu; çalışmak, bir kadın için bu kadar büyük bir fedakarlık mıydı? Çalışan kadın, güçlü ve hür değil miydi? “Senin için işimi bırakıyorum.” yazsa, daha büyük bir fedakarlık olmaz mıydı?

Sonra şöyle bir tarihe bakayım dedim. Aman Allah’ım! Kadınlar insanlık tarihi boyunca çalışmamışlar, kocaları onları evlerine kapatmış, kocalarının köleleri olmuşlar. Kadınlara nasıl böyle bir zulmü reva görebilmişler? Birden Romalılar geldi aklıma. Onlar münevver insanlar, kadına sahip çıkmışlardır diye düşündüm. Hemen Roma tarihine baktım. Anam, bir de ne göreyim! Roma’da meslek sahibi olan tek kadın, umumhanenin önünde dikilip müşteri bekleyen fahişelermiş. Hatta bu sebeple İngilizce “prostitute” (fahişe) kelimesi, Latince bir şeyin önünde dikilmek manasına gelen “pro-stitutio” kelimesinden iştikak etmiş. Dahası da var. Latince “para kazanmak”, “merere” demekmiş. Çalışan kadınlara, çok affedersiniz, “kaşar” manasında “meretrix” deniyormuş. İngilizce “süslü püslü” manasına gelen “meretricious” kelimesi de buradan teferru etmiş. Kısacası Romalılar, çalışan kadınlara pek hoş bir gözle bakmıyorlarmış.

Osmanlı’ya zaten hiç bakmaya lüzum görmedim. Onların kadınları bir köle gibi eve kapattıklarını ilkokulda hepimiz öğrendik. Sonradan bir ara Osmanlı’da vakıf kuran, sosyal faaliyette bulunan kadınların sayısının epey fazla olduğunu filan duydum ama mühim olan vakıf kurmak değil, hiç devlet dairesinde çalışmışlar mı? Sabah erkenden kalkıp ofislerine gelmişler, akşama kadar çalışıp evlerine dönmüşler mi? Hayır!! Bir köle gibi evde oturmuşlar ve akşama kadar cigara tüttürüp lak lak yapmışlar. Halbuki muasır medeniyetlerde bu böyle miydi? Onlar köleliği kaldıran, hürriyeti dünyaya yayan, hürriyeti kabul etmeyeni ise zorla hürleştiren ülkelerdi. Evet, 3 milyonu aşkın Afrikalıyı köle olarak kolonilerine taşımışlardı; fakat sonradan ekonominin babası Adam Smith, “hür insanlarca yapılan işin neticede kölelerinkinden daha ucuza” geldiğini yazınca hepsi pişman oldular, tövbe ettiler. Kölelerini bıraktılar, hür işçileri asgari ücretle işe aldılar ve artık Afrika’nın köleleri yerine yeraltı kaynaklarını alıp götürdüler. Ayrıca tüm ihtiyaçları kocaları tarafından karşılanan leydilerin, hayatlarından memnun olduğunu hiç zannetmiyorum. Alt katlarda çalışan ve kendi parasını kendisi kazanan hizmetçilere eminim acaip özeniyorlardı.

Cumhuriyetten Önce:

the_mystery_of_the_ottoman_harem_back_cover

Osmanlı’da kadınlar kös kös evde oturup günlerini gün ederlerdi! Kadınlar, erkekler tarafından seksüel bir obje gibi görülürdü.

Cumhuriyetten Sonra:

Mopar-stand-show-models-from-2014-Detroit-auto-show

Türk kadını modernleşti. Resimde zekası ve becerisi ile kendi parasını kazanan modern ve hür kadınlar gözükmektedir. Cumhuriyetle beraber kadınlar filmlerde, reklamlarda ve gazetelerde cesur pozlar vererek cesaretlerini herkese gösterebildiler.

Osmanlı ne yaptı? Avrupa’nın baskısına rağmen el altından köle alıp satmaya devam etti. Cariyeleri saraylara doldurdular. Hatta erkek köleleri, kölelikleri ile dalga geçer gibi sadrazam filan yaptılar. Neyse ki İngiltere devreye girdi. Osmanlı’ya hürriyet getirdi. Hürriyet geldikten on sene sonra Osmanlı yıkıldı ve bu sayede peçesini yırtıp atan Halide Edip gibi kahraman ve cesur kadınlar çıkabildi meydana. Cumhuriyet ile beraber Türk kadını asrî şartlara kavuştu. Nihayet kadınlar, artık WE CAN DO IT! (Biz bunu yapabiliriz!), dedi.

We_Can_Do_It!

Kadınlar! Evde oturup, istediği saatte kalkan, dışarı çıkıp AVM’lerde kocasının parasını çatır çatır yiyen, komşularına oturmaya gidip akşama kadar iki lafın belini kıran, börekleri, piyazları götüren, çocuklarını kendileri terbiye eden kadınlara sakın ola aldanmayın! Hapise düşen kadınlar da isterlerse çocuklarını yanlarına alabiliyorlar. Siz hapis hayatı mı yaşayacaksınız? Hayır! Siz hürsünüz! Hem çocuğun iş yerinde ne işi var? Çocuklarınızı kreşe verin, Onları tanımadığınız kreş çalışanları profesyonel olarak yetiştirsin. Anne sevgisini akşam işten gelince toptan yüklersiniz çocuğa. Tabii önce yemek yapıp ortalığı topladıktan sonra.

Siz güçlüsünüz! Patronunuz dururken aynı evi ve yatağı paylaştığınız, hayat arkadaşınız olan kocanızdan para alacak değilsiniz. Gerekirse boşarsınız gider. Zaten istatistikler, çalışan kadınlarda boşanma nispetinin çok yüksek olduğunu söylüyor, yani yalnız kalmayacaksınız. Hem böylece psikolog bayan arkadaşların geçimine yardımcı olursunuz, fena mı? (Eğer kendinizi yeterince güçlü hissetmiyorsanız devlete girin. Bir çocuk doğurun, iki sene bir daha dükkana uğramayın. Güçlenince geri gelin ama.)

$_57 (1)

Jön Türkler, Sultan Abdülhamid’i devirerek kadına ve memlekete hürriyet getirdi.

Siz çalışacaksınız! Maaşınızı temizlikçi kadına, kuaföre, kozmetiğe, kıyafete, yola vs. vereceksiniz ki ekonomi kalkınsın! Siz sabahtan akşama kadar ofisten çıkmayarak dünyaya ne kadar güçlü olduğunuzu göstereceksiniz! Hiçbir kadının çalışmadığını hayal etsenize; patronlar, eşine ve çocuklarına bakmak mecburiyetinde olan erkek çalışanlarına ne kadar yüksek ücret ödemek zorunda kalacaklardı! İşçi maliyetlerini düşürmeyi sizin sayenizde başardılar. Evet, bunu siz başardınız!! (Karı-koca çalıştığınız için sizin evinize çift maaş girerken, sizin doldurduğunuz pozisyon yüzünden diğer erkekler iş bulamıyor, Onların evine hiç maaş girmiyor. Ama böyle şeyleri sakın düşünmeyin! Sizin çalışan bir kadın olarak yeterince derdiniz olacak, bir de işsizlik gibi memleket meselelerini kendinize dert edinmeyin. Size ne canım? Hayat böyle, kusura bakmasınlar.) Şimdi hep beraber söylüyoruz; WE CAN DO IT!

fft5_mf421304

YOU CAN DO IT!!

woman-worker

I CAN’T DO IT ANYMORE!

Etiketlendi:, , , , , , , , , , ,

11 thoughts on “Haydi kızlar işe!

  1. Murat Öztekin 04/04/2014, 14:42 Reply

    O halde size bi’ haka dansı gönderiyoruz :)

    Beğen

  2. Ersoy 14/05/2014, 11:23 Reply

    “Osmanlı’da kadınlar kös kös evde oturup günlerini gün ederlerdi!” demişiniz ya;
    Bu dediğinize kendiniz inanmazsanız zaten yazmazdınız. İnandıysanız o zaman çok yazık.
    En basit bir aile bile bu saydığınız özellikte fertlerle mutlu yürüyemezken, sadece mirasından bile 30 tane devlet çıkan koskoca 600 senelik bir devletin, evlerinde kös kös oturan hanımlarla ve bu hanımlara cinsel obje mantığıyla bakabilecek ruh haletinde erkeklerle yürüyebileceğini düşünmek bağnaz bir hayal.

    “Hatta erkek köleleri, kölelikleri ile dalga geçer gibi sadrazam filan yaptılar.” demişsiniz ya,
    nerede gösterin, eğer padişahtan sonra en büyük yetkilerle donatarak sadrazam yapacaklarsa ben de şahsen dalga geçilip sadrazam yapılmak için köle olmaya dünden razıyım.
    Hadi ama, birazcık gayret gösterirseniz birazcık insaflı olabilirsiniz…

    Beğen

    • Metin 08/03/2019, 22:19 Reply

      İroni yaptığını anlamayacak kadar konudan uzaksınız..kısaca kapıtalızm kadını somurmek için Kadın haklarını savunuyor..köleliğin kalkmasının sebebimde insan hakları değil kaptalızmde sermayeye ekonomık olarak daha büyük yük olunca kölelik kalktıgını anlatmaya çalışmış

      Beğen

  3. İsrafil 26/05/2014, 16:59 Reply

    Sevgili Ersoy , sanırım yazıyı sonuna kadar okumamışsınız. İnce nüanslar ve ironiler düşünülerek tekrar okunmalı.

    Beğen

  4. Yavuz 15/08/2014, 20:53 Reply

    Çok şık bir yazı olmuşta insanlık bu noktaya daha bir yüzyıl gelemeyecektir. Kafalar güzel yıkanmış.

    Beğen

  5. kel 25/09/2015, 14:00 Reply

    Trajikomik mi denir bilmem, dindar – muhafazakar vb insanlar kızlarının – karilarinin vb kariyer mücadelesinde ,( üniversiteye -memuriyete basortulu girme kavgası çok tipik bir örneği mesela..hala o günleri ve kavgalarını muzaffer gaziler edasıyla anlatıp gururlanan bıyıklı sakallı okumuş-bilinçli yaşı kemale ermiş müslümanlar görüyoruz..(mecburiyetleri karşısında ki aczimiz de sus ..ok..ama ah bu işgüzarlık ah bu etc etc ) en on saflarda savasiyorlar..mücadele ediyorlar.öyle ki bunlara : etek giyin ulan dense, – hayiiir kap altına kot giy me miz engellene meez..diyecaklar..çok güzel yazmışsınız hocam , ingilizcesini de yazsanız keşke böyle yazıların..tc sınırlarında hypo ile yikamislar beyinleri, zor zor.. bazı başka ulkelerde sabunla bi citileyip bırakmışlar. Ordaki bi arkadaşımla paylaşmak istedim bu yazıyı .

    Beğen

  6. Mehmet 12/11/2015, 16:56 Reply

    Yanlış olanı eleştirmeniz çok güzel. Fakat araba önünde bayanların olduğu fotoğrafı koyarak siz de yanlışa düştünüz. O fotoğraf günahı normalleştirme projesinin sizin üzerinizde de başarılı olduğunu gösteriyor. Değiştirmeniz dileğiyle…

    Beğen

  7. Osmanlimedeniyyeti 02/08/2016, 09:26 Reply

    Hicivle harmanlanmış çok doğru tahlil ve tesbitleri olan bir yazı, kaleminize kuvvet.

    Beğen

  8. Levent Akıncı 06/03/2018, 13:19 Reply

    Kadın işe
    Çocuk kreşe. .

    Hasan bey muhteşem bir yazı.

    Levent Akıncı
    Psikolog-Tarihçi

    Beğen

  9. Kerem Gerçeker 08/03/2018, 15:08 Reply

    Elinize sağlık. Muhteşem bi yazı. Hiç bir trajik gerçek böylesine ironik halde anlatılamazdı sanırım…

    Beğen

  10. Zülküf 20/11/2018, 15:12 Reply

    Bu kadar net anlatılabilirdi ancak…

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: